KUPA İÇİN SALDIR FENERBAHÇE
Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki “Ezeli Rakip Ebedi Dost” klişesini hepimiz çok iyi biliriz. Bugün birkaç anekdotla bu konuya değinmek istiyorum.
Her Galatasaray’lı Ali Sami Yen’in, arkadaşlarıyla bu kulübü kurarken kendilerine düstur edindikleri sözlerini çok iyi bilir: “Maksadımız İngilizler gibi toplu bir hâlde oynamak, bir renge ve bir isme mâlik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek.”
Bu düsturla kuruluşunun ilk 10 yılı içinde Türk olmayan takımlarla maçlar yapmaya başlamıştı Galatasaray. O zamanlarda evrensel kurallarla futbolun çizgileri net ve kati olarak çizilmemiş olduğundan 1911 yılında Galatasaray ilk Avrupa maçını oynarken Fenerbahçe’den iki oyuncuyu da kadrosuna katıyordu. 1921’de yine bir Avrupa maçında aynı durum tekerrür ediyordu. Bu oyuncu alış verişi tek taraflı değil, Fenerbahçe’nin Avrupa takımlarıyla yaptığı maçlarda da oluyordu.
O zamanlar iki kulüp getirdikleri Avrupalı takımlarla birer maç yaptıktan sonra üçüncü maça karma bir takım çıkar, ortası sarı, bir yanı kırmızı diğer yanı lacivert olan forma giyerlerdi.
Karşılıklı sağlanan bu destek bu kadar da uzun yıllar öncesinde kalmadı. Bir çoğunun hatırlayacağı üzere Galatasaray’ın Neuchetel Xamax karşısında aldığı galibeyti masa başında kaybetmek üzereyken Fenerbahçe’nin efsane başkanlarından Ali Şen’di Galatasaray’a maçı masa başında da kazandıran.
Bugünün futbolu her ne kadar endüstri olmuş ve her iki takım da bu endüstride söz ve pay sahibi olmaya çalışıyor olsa da biz ülke olarak henüz o amatörlüğü üzerimizden atamadık. Böyle bir tarihe ve kültüre sahip bir toplumun torunları olarak bugün söylenecek tek bir şey var.
KUPA İÇİN SALDIR FENERBAHÇE…
Utku Terzi